ÖZÜNÜZE GÜVENİN, ÖZGÜVENİNİZİ GELİŞTİRİN

Yeni bir günde / günlerde yine birlikteyiz. Bu kez sizleri daha yakından ilgilendiren bir konuyla… İnsan hayatı boyunca yapmaktan, yaşamaktan çokça korktuğu çeşitli korkularla, kendini başarıya karşı çokça zayıf hissettiği, kendi hayatının monotonluğundan şikayet ettiği vb. anlarla karşı karşıya kalabiliyor. İşte sizlere yol gösterici olarak hazırladığım, hayatınıza / hayatımıza kalite olarak katkıda bulanabilecek ve sizlere belki de çok tanıdık gelecek bir takım formüller. Bugüne kadar hep formül ezberledik okullarda, hayatımızın farklı alanlarında ama şu bir gerçek ki artık bilenler değil, uygulayanlar kazanıyor.

 

Her şey değişimle anlam kazanıyor. Bu insanın davranışlarından tutunda, evrendeki her an gerçekleşen değişimlere kadar uzanıyor. İstemek karar vermektir. İstediğini bilmek bildiğini istemektir. Bir şeyi istiyorsak bu yolda adım atarız, adım attıkça hareketi, hareket oldukça bunun bize kazandırdıklarını görmeye, duymaya, hissetmeye başlarız. Bunları yaşadıkça kendimize olan güvenimiz artar. Şimdi gelişimle gelen değişimi isteyin

 

 

Olumlu telkinler bilinçaltında müthiş bir güce sahiptir ve bu gücü yaşayabilmek her insana mahsustur. Önemli olan bu kelimeleri seçebilmektir. Olumlu telkinlerin başkaları üzerinde ne kadar çok etki uyandırdığını görebiliyorsak, bunu kendi iç dünyamızda da yaşamamız mümkündür. Olumlu telkinleri motivasyon aracı olarak niteleyebiliriz. Olumlu telkinleri her zaman kendinize de verin

 

 

Siz hiç kendinizle iletişim kurar mısınız? Aslında bunu günlük hayatımızda çoğu kez yaşarız, gerek kendi hayatımızda gerek başkaları ile olan ilişkilerde. Önemli olan kendimizle olan iletişimimizin farkında olarak bunu yaşayabilmektir. Kendi iç dünyanızı önce dinleyin, gelen sesleri düşünün sonra konuşun. Kendinizle sık sık iletişim kurun

 

 

 Özgüveni geliştiren en önemli hususlardan bir tanesi de söz verip tutmaktır. Küçük bir çalışma için, kısa bir dinlenme için kendimize veya başkalarına vermiş olduğumuz sözler olabilir. Sözlerin hayatımızda müthiş ve inanılmaz bir etkisi vardır. Başkalarına verdiğimiz sözleri tutmak kadar, kendimize verdiğimiz sözleri de tutmamız bizi hem güçlendirir, hem de kendimize olan güvenimizi artırır. Tutabileceğiniz sözleri verin. Söz verin ve tutun

 

 

 Hedefi olmayanın hayatı yoktur. Hedefler hayatı anlamlı kılan en önemli ödevlerimizdir. İstediğimiz şeyin ne olduğunu bilmiyorsak, onu bulduğumuzda bir anlam veremeden elimizden kayıp gidebilir. Hedefini / hedeflerini belirle ve istediğine odaklan. İstediğiniz şeyin ne olduğunu belirtin ve istediğinize odaklanın

 Başarmak duygusu insanın ta derinliklerinde var olagelmiş bir tutumdur. Başarılarınızı hatırlamanız, onlar hakkında düşünmeniz ve hatta onlar hakkında konuşmanız sizde müthiş bir heyecan uyandırıyorsa, bunu başarabiliyorsunuzdur. Bugüne kadar beynin işleyişiyle ilgili bir çok araştırma yapılmış ve halen yapılmaya devam etmektedir. En büyük ve en önemli buluşlardan bir tanesi de beynin hayal ile gerçeği birbirinden ayırt edemeyişidir. Yapmadıklarınıza değil yaptıklarınıza odaklanın. Başarısızlık diye bir şey yoktur, sadece sonuçlar vardır. Başardığınız şeyleri hatırlayın, düşünün, konuşun ve tekrar yeni başarılara imza atın

 

 Ne kadar çok sorun olursa olsun, çözüme yönelin. Çünkü çözümler sorunların içinde gizlidir, usanmadan çalışmak, yeni yollar denemek özgüveni artırır. Bugün çokça faydalandığımız, araçlardan bir tanesi her evde kullanılan ampul ya da ampulün ilham kaynapı olduğu flörasan lambalardır. Edison 999 defa denemesine ve dışarıdan gelen olumsuz telkinlere rağmen 1000. denemesinde bulmuştur ampulü. Kendisine olan güvenini hiç yitirmeyen Edison, gayret ettikçe daha çok güven kazanmış ve o önemli sonuca yaklaştığını sanki sezmişti. Henry Ford’un dediği gibi sorun değil çare bulun. Çözüme yönelin

 

 

 Çoğu zaman Enerji = Başarı’dır. Kimi insanlar, biraz enerji harcadıktan sonra, artık anlamıyorum, kafam almıyor, düşünemiyorum diye düşünseler de bir gerçek var ki : beyin yorulmaz yalnız arşivler yani dosyalar ve uyku hali beynin en iyi performans gösterdiği zamanlardan biridir. Nasıl uyursanız öyle uyanırsınız (çoğunlukla gergin uyuyan gergin, rahatlamış olarak uyuyan rahat bir şekilde uyanır ) Bu durumda; düşünce fizyolojiyi, fizyoloji düşünceyi etkiler. Yani anlamıyorum derseniz anlamanın yolunu tıkamış olursunuz, beyninizi anlamamaya komutlamış olursunuz. (Zihin ve beden aynı sibernetik sistemin parçalarıdır.) Oysa bir arabanın gazına dengeli bir şekilde ne kadar çok basarsanız, arabanız o oranda hızlı gidecektir. Enerjik olun

 

 

 

Kimi insanlar zamanın içinde, zamanı yaşarlar; kimi insanlar zamanın dışında zamanı yaşarlar. Zamanın içinde yaşayanlar şimdiyi yaşarken, zamanın dışında yaşayanlar dünün olumsuzluklarını yaşarlar. Kişi / kişilerin şimdiyi olumlu bir şekilde yaşaması hayata güzel renkler kattığı gibi kişinin özellikle kendisiyle ve çevresiyle uyumlu bir şekilde yaşamasını sağlar. Dünün olumsuzluklarını unutma ama dünü değil bugünü yaşa. Bu gün neyi iyi yaptın, neyi daha iyi yapabilirdin? Planla,  eyleme geç ve değerlendir. Zamanı yönlendirin, zamanı yaşayın

 

 

 Nasıl ki arabanın yakıtı benzin ise düşüncenin yakıtı da gülümsemedir. Arabanın benzini olmasa hareket ettiremezsiniz. Düşüncenin yakıtı da gülümsemedir. Gülümsemenin düşünceyi olumlu ya da olumsuz etkilemesinin yanında fizyolojiyi de etkilediği bir gerçektir. Uzmanların belirttiği çok önemli bir hususta insanın yüz kısmında 107 kasın bulunduğu, bundan daha önemlisi ise çatık kaş diye tabir edebileceğimiz öfkeli anımızda bunların 101’inin çalışması, gülümsediğimizde ise 6 tanesinin çalışması. Bir arabanın gazına ne kadar fazla basılırsa o kadar çok benzin yakar (harcarsınız). Ne kadar orta derecede (yeterince) gaza basarsanız, o kadar az yakıt harcar ve daha çok yol katedersiniz.  Şimdi gülümseyin

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !